İklim Krizi İletişiminde Sivil Toplumun Dijital Sesi - Türkiye'deki STK'ların Twitter Analizi

İklim Krizini Anlatmak: Türkiye’de Çevreci STK’ların Twitter Stratejileri

Image credit: Unsplash

Giriş

İklim krizi, günümüzün en acil sorunlarından biri olmasına rağmen, toplumsal farkındalık yaratmak ve eylem geçmek konusunda hâlâ büyük zorluklarla karşılaşıyoruz. Peki sivil toplum kuruluşları bu krizi nasıl anlatıyor? Hangi temalar üzerinden iletişim kuruyor? Bu soruların yanıtlarını, Türkiye’deki çevreci STK’ların Twitter paylaşımlarını analiz eden kapsamlı bir araştırmada bulabiliriz.

İklim İletişiminin Zorlukları

İklim krizi, karmaşık yapısı nedeniyle iletişim kurmakta zorlanılan bir konudur. Mesajların geniş kapsamı, coğrafi dağılım farklılıkları, tema çeşitliliği ve sorumluluk belirsizliği gibi faktörler, etkili bir iklim iletişiminin önündeki temel engellerdir (Tablo 1).

📊 Tablo 1: İklim İletişiminde Görülen Bazı Zorluklar

Madde Etkiler
İklim mesajlarının karmaşıklığı Mesajların geniş kapsamı nedeniyle tam olarak anlaşılamayabilir veya kafa karışıklığı yaratabilir.
Coğrafi dağılım ve odak Farklı bölgeler farklı etkiler yaşar; mesaj tekrarları önemsizleşebilir.
Tema çeşitliliği CO2, kuraklık, ulaşım, enerji vb. çok tema mesajları bölüştürür.
Tema sorumluluğu Sorumluluk sadece hükümete ait sanılabilir, bireysel katkı göz ardı edilir.
Belirsizlik İklim değişikliğinin etkisi net görülmeyebilir; “bekle-gör” yaklaşımı gelişebilir.
Özel raporlama eksikliği Medyada uzman muhabir eksikliği vardır.
Rekabet eden temalar İklim krizi, savaş veya spor gibi diğer haberlerle rekabette geri planda kalabilir.

Sivil toplum kuruluşları bu zorlukları aşmak için farklı hedef kitlelerle farklı yaklaşımlar geliştirmek zorundadır. Politikacılar yasalara odaklanırken, bilim insanları güvenilirliğe, çiftçiler verimlilik üzerine yoğunlaşır (Tablo 2).

Tablo 2: İklim İletişimi Hedef Kitlesi ve Zihin Yapıları

Hedef Kitle Zihin Yapısı
Politikacılar: Yasa ve politika odaklı
Bilim insanları: Bilimsel doğruluk ve çözüm odaklı
Hükümet yetkilileri: Politikaların uygulanması
Çiftçiler: Verimlilik ve arazi kullanımı
Endüstri temsilcileri: Sektörel etkiler (lojistik, üretim vs.)
Akademisyenler: Öğrencilerin eğitimi
Genel halk: Farklı ilgi alanları, kümelenmesi zor

Dijital Çağda Yeni Fırsatlar

Sosyal medya platformları, özellikle Twitter, STK’lara geniş kitlelere ulaşma ve toplumsal katılımı artırma konusunda önemli imkanlar sunuyor. 2020-2021 yılları arasında Türkiye’deki beş önemli çevreci STK’nın toplam 7.764 tweet’inin analiz edildiği bu araştırma, iklim iletişiminin dijital boyutuna ışık tutuyor.

Dokuz Ana Tema Altında İklim İletişimi

Latent Dirichlet Allocation (LDA) yöntemiyle yapılan konu modelleme analizi, STK’ların paylaşımlarının dokuz ana tema altında toplandığını ortaya koyuyor (Tablo 4, Şekil 3):

Tablo 4: LDA Konu Başlıkları ve Örnek Terimler

# Tema Terim 1 Terim 2 Terim 3 Terim 4 Terim 5 Terim 6 Oran (%)
1 Biyoçeşitlilik yaban koruma av türlerin zehirsiz pestisit 19.5
2 İklim krizi enerji fosil acilen değişikliği küresel 13.3
3 Sürdürülebilirlik gelecek korumak poşet doğa sıfır atık 11.7
4 Çevre hava tarım sağlık su temiz gıda 10.2
5 Aktivizm kömür termik santraller hareket iptal imza 10.1
6 Diğer teşekkür destek bugün devam mutlu bekliyoruz 9.8
7 Bilgilendirme tanır mısın görsen çiçekler bitki ağaç hazırladığımız 9.0
8 Sosyal Sorumluluk gönüllü olun doğa bağış ağaç eğitici 8.4
9 Madencilik altında ölüm var ruhsatlı madenler altın kömür 8.0

Şekil 3: Tematik Dağılım Grafiği (Yüzde Olarak)

  • Biyoçeşitlilik : ████████████████ %19,5
  • İklim : ███████████ %13,3
  • Sürdürülebilirlik : █████████ %11,7
  • Çevre : ████████ %10,2
  • Aktivizm : ████████ %10,1
  • Diğer : ███████ %9,8
  • Bilgilendirme : ███████ %9,0
  • Sosyal Sorumluluk : ██████ %8,4
  • Madencilik : ██████ %8,0

1. Biyoçeşitlilik (%19.5)

En yüksek orana sahip olan bu tema, yaban hayatı koruma, avcılık yasağı ve zehirsiz tarım gibi konuları kapsıyor. STK’lar, insanoğlunun etnosentrik bakış açısını değiştirme konusunda ısrarcı mesajlar veriyor.

2. İklim (%13.3)

Doğrudan iklim kriziyle ilgili terimler, küresel iklim değişikliği, yeşil enerji ve Paris Anlaşması gibi konular bu tema altında yer alıyor.

3. Sürdürülebilirlik (%11.7)

Sıfır atık, geri dönüşüm ve gelecek nesiller için yeşil şehirler kurma gibi konular sürdürülebilirlik temasını oluşturuyor.

4. Çevre (%10.2)

Hava kirliliği, tarım, gıda güvenliği ve su kaynakları gibi temel çevre sorunları bu kategoride yer alıyor.

5. Aktivizm (%10.1)

Termik santraller, kömür madenciliği ve imza kampanyaları gibi eylem odaklı içerikler aktivizm temasını şekillendiriyor.

6. Diğer (%9.8)

Bu tema, doğrudan çevre veya iklim kriziyle bağlantılı olmayan; STK’ların sosyal medya etkileşimini sürdürmeye yönelik içeriklerini kapsar. Örnek içerikler: Teşekkür, tebrik, özel gün kutlamaları, destek mesajları.

7. Bilgilendirme (%9.0)

Doğayı tanıtıcı, çevre bilgisini artırıcı, takipçiyi sorularla etkileşime geçmeye teşvik eden içeriklerdir. Örnek ifadeler: “Görsen tanır mısın?”, “Bu bitkiyi biliyor musun?”

8. Sosyal Sorumluluk (%8.4)

STK’ların gönüllülük çağrıları, bağış kampanyaları, çocuklara yönelik çevre eğitimi gibi katılımcılığı teşvik eden içeriklerdir. Temalar: Gönüllülük, bağış, eğitim projeleri, fidan dikimi.

9. Madencilik (%8.0)

Madenciliğin çevreye, biyolojik çeşitliliğe ve insan sağlığına verdiği zararlar; ruhsatlı/ruhsatsız madenlerin eleştirildiği içeriklerdir. Odak: İş cinayetleri, doğa katliamı, altın ve kömür madenciliği.

Davranış Değişimi Aşamalarıyla Uyum

Araştırma, STK’ların iletişim stratejilerinin Prochaska’nın davranışsal değişim modeliyle uyumlu olduğunu gösteriyor (Tablo 3). Bilgilendirme teması (%9) ile farkındalık yaratılıyor, sosyal sorumluluk teması (%8.4) ile hazırlık aşaması destekleniyor, aktivizm teması ile de eylem aşamasına geçiş sağlanıyor.

🔄 Tablo 3: İklim İletişiminde Aşamalar ve Davranışsal Değişim Modeli

Dönem İletişim Stratejisi Davranış Aşaması
1990’lar İklim değişikliği gerçekliğini iletmek : Ön düşünme (“Problem yok”)
2000’ler Antropojenik etkiyi iletmek : Derin düşünme (“Gerekli mi?”)
2010’lar Duygu ve biliş dâhil iletişim : Hazırlık (“Değişmek istiyorum ama nasıl?”)
2020’ler Dijital medya üzerinden eyleme geçirme: Eylem (“Değiştiriyorum”)

Sonuç ve Öneriler

Bu araştırma, Türkiye’deki çevreci STK’ların iklim iletişiminde çok boyutlu bir yaklaşım sergilediğini ortaya koyuyor. Biyoçeşitliliğin en yüksek orana sahip olması, STK’ların geniş bir ekolojik perspektifle hareket ettiğini gösteriyor.

İklim iletişiminin etkinliğini artırmak için STK’ların:

  • Her hedef grubun zihinsel çerçevelerini dikkate alması
  • Tema çeşitliliğini avantaja çevirecek bütünleşik mesajlar geliştirmesi
  • Dijital platformları daha stratejik kullanması gerekiyor.

Bu çalışma, Türkiye’de iklim iletişimi alanındaki ilk kapsamlı analizlerden biri olarak, gelecekte yapılacak araştırmalar için önemli bir temel oluşturuyor. Aynı zamanda LDA gibi dijital yöntemlerin iletişim bilimlerine uyarlanması konusunda da öncü bir rol oynuyor.

İklim krizi karşısında sivil toplumun dijital sesinin daha güçlü çıkması için bu tür analizlerin yaygınlaşması ve bulguların pratik stratejilere dönüştürülmesi kritik önem taşıyor.

Bu içerik, şu akademik makaleye dayanmaktadır: Kemal Günay İklim Makalesi.

Kemal Günay
Kemal Günay
Ph.D. Computational Social Scientist