İklim İletişiminde Diyalojik İletişim - STK'lar ve Bakanlıklar Sosyal Medyada Nasıl Etkileşim Kuruyorlar?
STK’lar ve bakanlıklar iklim krizine dair kamuoyunu nasıl dahil ediyor? Diyalojik iletişim çerçevesinde Twitter etkileşimlerinin analizi
Image credit: Unsplash
Giriş: İklim Krizi ve İletişim Zorunluluğu
İklim değişikliği günümüzün en acil küresel sorunlarından biri. Ancak bu karmaşık ve geniş ölçekli meselenin halk tarafından anlaşılması ve eyleme geçirilmesi büyük iletişim zorluluklarını beraberinde getiriyor. İklim kriziyle mücadelede teknik bilgiyi halka ulaştırmak, farkındalık yaratmak ve davranış değişikliği teşvik etmek için etkili iletişim stratejileri kritik önem taşıyor.
Doktora tezimden ürettiğim son makalemin konusu olan bu çalışmada, Türkiye’deki iklim aktörlerinin (sivil toplum kuruluşları ve bakanlıklar) Twitter üzerindeki iletişim stratejilerini inceledim. Özellikle diyalojik iletişim ilkeleri çerçevesinde bu aktörlerin kamu katılımını nasıl teşvik ettiğini araştırdım.
Diyalojik İletişim Nedir?
Diyalojik iletişim, tek yönlü bilgi aktarımından farklı olarak, karşılıklı etkileşim ve anlayışa dayalı bir iletişim modelidir. Kent ve Taylor (1998) tarafından geliştirilen bu yaklaşım, özellikle dijital medya ortamlarında organizasyonlar ve hedef kitleleri arasında güven temelli ilişkiler kurulmasını öngörüyor.
Beş Temel Diyalojik İlke:
- Diyalojik Döngü (Dialogic Loop): Hedef kitlenin sorularına yanıt verme
- Arayüz Kullanım Kolaylığı (Ease of Interface): Platform kullanımının basit olması
- Ziyaretçi Korunması (Conservation of Visitors): Kullanıcıları platformda tutma
- Tekrar Ziyaretlerin Oluşturulması (Generation of Return Visits): Kullanıcıları geri dönmeye teşvik etme
- Bilginin Yararlılığı (Usefulness of Information): Değerli içerik sunma
Araştırmanın Metodolojisi
Çalışmamda 1 Ocak 2020 - 1 Ocak 2022 tarihleri arasında paylaşılan 17.381 tweet analiz ettim. Bu verileri Python programlama dili ve Twitter API v2 kullanarak topladım. Kural tabanlı sınıflandırma yaklaşımıyla tweet içeriklerini diyalojik ilkeler çerçevesinde kategorize ettim.
Analiz Edilen Metrikler:
- İçerik türleri: Metin, fotoğraf, video
- Etkileşim göstergeleri: Beğeni, retweet, yorum sayıları
- Diyalojik özellikler: Hashtag kullanımı, kullanıcı etiketleme, link paylaşımı
Ana Bulgular
1. En Yaygın Diyalojik İlke: “Tekrar Ziyaretlerin Oluşturulması”
Hem STK’lar hem de bakanlıklar en çok ek bilgi edinebilecek web sitelerine link paylaşımı yapıyor. Bu, hedef kitleleri daha derinlemesine bilgiye yönlendirme stratejisini gösteriyor.
- STK’lar: %83,48 oranında ek bilgi siteleri paylaşıyor
- Bakanlıklar: %77,96 oranında ek bilgi siteleri paylaşıyor
2. İçerik Formatı Tercihleri
Fotoğraflar en çok paylaşılan içerik türü (%51,77), ancak videolar en yüksek etkileşim alıyor:
- Video içerikleri: Ortalama 466 beğeni, 98,4 retweet, 30,6 yorum
- Fotoğraf içerikleri: Ortalama 341,1 beğeni, 82,1 retweet, 26,9 yorum
- Metin içerikleri: Ortalama 139,8 beğeni, 29,1 retweet, 10 yorum
3. STK’lar vs Bakanlıklar
STK’lar:
- Daha çok metin ve hashtag kullanıyor
- %40,66 oranında hashtag kullanımı
Bakanlıklar:
- Görsel içeriğe, özellikle videolara ağırlık veriyor
- %22,58 oranında kullanıcı etiketleme yapıyor
- Daha çok kendi web sitelerine yönlendirme yapıyor
4. Etkileşimi Artıran Faktörler
- Hashtag kullanımı: En yüksek etkileşim sağlayan faktör
- Kullanıcı etiketleme: Önemli ölçüde etkileşim artırıyor
- Video içerik: En az paylaşılan ama en etkileşimli format
- Doğrudan yanıt verme: Oldukça düşük seviyede kalıyor
İklim İletişimi Açısından Çıkarımlar
1. Video İçeriğin Gücü
Videolar en az üretilen ama en etkileşimli içerik türü. İklim değişikliği gibi karmaşık konuların görsel anlatımla daha etkili aktarılabileceğini gösteriyor.
2. Bilgi Paylaşımı Odaklı Yaklaşım
Her iki aktör grubu da öncelikle bilgi paylaşımına odaklanıyor, interaktif iletişimden ziyade tek yönlü bilgi aktarımı yapıyor.
3. Dijital Katılım Potansiyeli
Hashtag ve etiketleme gibi araçların etkileşimi artırması, sosyal medyanın katılımcı iklim iletişimi için büyük potansiyeli olduğunu ortaya koyuyor.
Öneriler ve Gelecek Araştırmalar
Pratik Öneriler:
- Video içerik üretimine daha fazla yatırım yapılmalı
- Hashtag stratejileri geliştirilmeli
- İnteraktif içerikler artırılmalı
- Hedef kitle segmentasyonu yapılmalı
Araştırma Önerileri:
- Diğer sosyal medya platformlarında karşılaştırmalı analiz
- İçerik semantiği ve duygusal analiz
- Uzun vadeli davranış değişikliği etkilerinin incelenmesi
Sonuç
Bu çalışma, iklim iletişiminde diyalojik yaklaşımların önemini gösteriyor. STK’lar ve bakanlıklar arasındaki strateji farklılıkları, her aktörün kendine özgü güçlü yanları olduğunu ortaya koyuyor. İklim krizi gibi acil bir konuda, bu aktörlerin işbirliği içinde daha etkileşimli ve katılımcı iletişim stratejileri geliştirmeleri kritik önem taşıyor.
Sosyal medya, iklim iletişiminde sadece bilgi yayma aracı değil, aynı zamanda toplumsal katılım ve davranış değişikliği için güçlü bir platform. Bu potansiyeli tam olarak kullanabilmek için diyalojik iletişim ilkelerinin stratejik olarak uygulanması gerekiyor.
Bu blog yazısı, “Climate communication through dialogic communication: How non-governmental organizations and ministries foster public engagement” başlıklı makalemden üretilmiştir. Makale Connectist: Istanbul University Journal of Communication Sciences dergisinde yayımlanmıştır.
Kaynak Makale: Günay, K. & Güçdemir, Y. (2025). Climate communication through dialogic communication: How non-governmental organizations and ministries foster public engagement. Connectist: Istanbul University Journal of Communication Sciences, (68), 54-71.
İlgili Çalışmalarım: